ABD bankalarının dış yapay zeka ajanlarına getirdiği hesap erişimi kısıtlamalarının arkasında, güvenlik ve sorumluluk tartışmasıyla birlikte düşük maliyetli mevduatı kaybetme endişesi de bulunuyor. Müşterinin parasına sürekli daha yüksek getiri arayan bir ajan, faizsiz veya düşük faizli hesaplarda bekleyen bakiyeleri başka kuruluşlara taşıyarak bankaların fonlama maliyetini artırabilir.
Financial Times’ın haberine göre Citi ve Bank of America, müşterileri adına hesaplara erişip işlem yapabilen dış yapay zeka ajanlarına sınırlama getiren ABD bankaları arasına katıldı. JPMorgan Chase de dış ajanların erişimine karşı benzer bir tutum izliyor. Buna karşılık M&T Bank, teknolojinin mevduat hareketlerine etkisini izlediğini ancak henüz belirgin bir çıkış görmediğini söylüyor.
Ucuz mevduat neden risk altında
Tartışmanın ekonomik boyutu, müşterilerin hesaplarda tuttukları paranın getirisini ne kadar sık takip ettiğine dayanıyor. Yapay zeka ajanlarının farklı kuruluşlardaki getirileri karşılaştırıp müşterinin verdiği yetki çerçevesinde para taşıması yaygınlaşırsa, bankaların faizsiz veya düşük faizli mevduatı elde tutması zorlaşabilir. Mevduatın başka bir bankaya geçmesi, ilk bankanın ucuz fonlama kaynağını kaybetmesi anlamına gelir; bankacılık sisteminden aynı miktarda para çıktığını tek başına göstermez.
Apollo Başekonomisti Torsten Slok, 27 Eylül tarihli değerlendirmesinde, kişisel yapay zeka asistanlarının hanehalkının nakdini otomatik olarak daha yüksek getirili hesaplara taşıyabileceği uyarısını yaptı. Slok, ABD’de çek hesaplarının ulusal ortalama faizini yüzde 0,1 olarak verirken alternatif hesaplarda yüzde 3,3 ile yüzde 5 arasında getiri sunulduğunu belirtti. Bunlar değerlendirmedeki oranlar; bütün hesaplar veya müşteriler için geçerli tek bir getiri düzeyi bulunmuyor.
Financial Times, JPMorgan, Bank of America ve Wells Fargo’nun toplam 1,6 trilyon dolarlık faizsiz mevduat tuttuğunu ve bunun yükümlülüklerinin yüzde 16’sına karşılık geldiğini aktarıyor. Gazetenin verdiği hesaba göre bu mevduata yüzde 3 faiz ödenmesi, bankalara yılda yaklaşık 47 milyar dolara, üç bankanın toplam yıllık kârının neredeyse yarısına mal olabilir.
Bu tutar gerçekleşmiş bir zarar veya ajanların bugüne kadar taşıdığı para miktarı değil. Faizsiz fonlamanın ücretli hale gelmesi durumundaki olası maliyeti gösteren bir senaryo. Bankalar mevduatı korumak için daha yüksek faiz ödemek zorunda kalırsa, fonlama maliyetleri artabilir ve faiz gelirlerinden elde ettikleri marj daralabilir.
Hesabı okumak ile para taşımak ayrılıyor
Citi, üçüncü taraf yapay zeka ajanlarının veya asistanlarının müşterinin hesabına giriş yapmasına ya da dijital bankacılık platformlarında doğrudan işlem gerçekleştirmesine izin vermediğini söylüyor. Banka bu yaklaşımı müşteri hesaplarını ve bilgilerini koruma amacıyla açıklıyor. Müşterinin onayladığı bazı açık bankacılık sağlayıcılarına sınırlı ve yalnızca okuma amaçlı hesap bilgisi erişimi ise devam edebiliyor.
Bank of America CEO’su Brian Moynihan da hesaptan para çıkışının bir insan tarafından onaylanması gerektiğini savunuyor. Financial Times’ın aktardığı CNBC açıklamasında Moynihan, müşteri adına yapay zeka tarafından yetkilendirilen ödemelerde sorumluluğun hangi tarafa ait olacağını belirlemek için ajan sağlayıcılarıyla çalıştıklarını belirtiyor. Gazeteye konuşan konuya yakın bir kaynak, bankanın erişimi kısıtladığını doğruluyor.
Buradaki açık soru, müşterinin ajana verdiği yetkinin kapsamı ve hatalı işlemde zararı kimin üstleneceği. Financial Times’a göre bankaların endişelerini ilettiği ABD Merkez Bankası Fed yorum yapmadı; düzenleyiciler de müşterinin özerk teknolojiye işlem yetkisi vermesi ve sorumluluğun paylaşılması konusunda hukuki açıklığa ihtiyaç olabileceğini değerlendiriyor.
JPMorgan rekabeti iki ayrı başlıkta görüyor
JPMorgan CEO’su Jamie Dimon, 13 Ekim’deki üçüncü çeyrek sonuç toplantısında, bankanın kurum içinde yapay zeka ajanları kullandığını ve müşteriler için de kullanacağını söyledi. Buna karşılık kontrolsüz dış ajanların müşteri ve banka açısından risk yaratabileceğini belirterek dış ajanlara kontrolsüz erişim izni vermeyeceklerini ifade etti.
Aynı toplantıda CFO Jeremy Barnum, kişisel ajanların yarattığı rekabeti iki mevcut eğilimin kesişimi olarak tanımladı. Bunlar, daha yüksek getiri arayan mevduatın hareketi ve daha iyi müşteri deneyimi sunan fintechlerle rekabet. Barnum, bankanın stratejisinin her bir getiri arayan doları takip etmek yerine müşterinin ana bankası olmaya odaklandığını söyledi. Bu açıklama, bankanın meseleyi yalnızca teknik erişim güvenliğiyle sınırlı görmediğini ortaya koyuyor.
M&T henüz belirgin bir çıkış görmüyor
American Banker’ın 16 Ekim tarihli haberine göre M&T Bank CFO’su Daryl Bible, bankanın sonuç toplantısında ajanların daha yüksek getiri için kurumlar arasında para taşımayı kolaylaştırabileceğini söyledi. Ancak Bible, mevduat hareketlerinde henüz önemli bir etki görmediklerini ve gelişmeleri yakından izlediklerini belirtti.
Aynı haberde görüşlerine yer verilen FDIC Başkanı Travis Hill de ajanların para taşımayı kolaylaştırmasının, mevduatın büyük bölümünün bankacılık sistemini terk edeceği anlamına gelmediğini vurguladı. Hill, bireylerin ve şirketlerin paralarını taşıma kararını yapay zekaya ne ölçüde devretmek isteyeceğinin belirsiz olduğuna, şirketlerin banka seçerken birden fazla ilişki ve hizmeti değerlendirdiğine dikkat çekti.
Bankaların önündeki mesele, ajanların erişimi için güvenli yetkilendirme kuralları oluştururken müşteriye mevduatını tutmak için yeterli neden sunabilmek. Financial Times’a konuşan Simon-Kucher kıdemli ortağı Christoph Stegmeier, kredi koşullarını da kapsayan daha geniş sadakat programlarını olası araçlar arasında gösteriyor. Ajanların yaygınlaşması halinde güvenli erişim ile mevduatın fiyatı, aynı müşteri ilişkisinin iki ayrı pazarlık konusu haline gelebilir.